Rss Feed

Umut Karacaoğlu

n'apsaydım, banka mı soysaydım?

timur selçuk şov..”

ailem sağ olsun, küçüklüğümden kulağımda kalanlar hep ileride de dinlemekten zevk alacağım şeyler oldu.

büyük bestekar ve türk müziğindeki pek çok devrimin öncüsü münir nurettin selçuk‘un oğlu timur selçuk da bunlardan biri..

o zamanlar ne dediğini ne anlattığını pek anlamazdan ama her şarkıda ses rengini değiştirmesi, oyun oynar gibi şarkı söylemesi çok hoşuma giderdi.

hala da gider.

tiyatro oyunu gibidir hemen her şarkısı, sadece şarkı söylemez, sesiyle şarkının hikayesini oynar da.

bestelemek için seçtiği şiirlerden de belli ya zaten, çok söz etmeye gerek yok.

kendisi söylesin, kendisi anlatsın..

nükhet duru & timur selçuk – ispanyol meyhanesi:

kararmış tahta masamızda bir şişe şarap
gecelerden bir gece bezginiz
üstelik adamakıllı sarhoşuz, ellerin ellerimde
ispanyol meyhanesinde bir kadın çığlık çığlık şarkı söylüyor
belli yıkılmış bir kadın, hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı
zayıf incecik elli, incecik elli, kalın dudaklı
sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda
yüzümüz al al oluyor, içimiz hüzün dolu, kahır dolu
gözlerimiz kanlı
yeter, yeter.. öleceksek ölelim
haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
yeter, yeter.. öleceksek ölelim
haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
daha içelim, hey! daha içelim!

ispanyol meyhanesinde bir gece
seninle, seninle başabaşız
üstelik sarhoşuz adamakıllı
daha içelim, daha içelim..
ispanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
hey garson, bütün hesaplar bende bu gece
sende iç, sende iç!
kapat kapıları, kapat kapat kapat, yabancı girmesin
ispanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
ölelim, ölelim artık
bitsin bu delicesine koşu, bitsin bu koşu.

timur selçuk – halet rezaki’nin şarkısı by ricardo dominic:

bilmedim fiyatını ömrümce
ekmeğin şekerin tuzun muzun
girmedim bakkal kasaptan içeri
ayağıma geldi ne istedimse
kondu önüme ne yedimse

bıktım dünyayı sırtımda taşımaktan
hayatın yorgunuyum ben rahat vurgunuyum ben

barut kan açlık bitirirken dünyayı
yok kelimesini hiç duymadı
odalarımızın duvarları
karneyi görmedi bile evimiz
ikinci dünya harbi yılları

yirmi beşindeydim o sıra
peder koştu beni bu zora
ilk ciddî imzamı nikâh dairesinde attım
hiç unutmam o soğuk kış günü
kan ter içinde kaldım
sıkıntıdan çatlayacaktım

sonrası yeknesak yıllar
peder bey rahmetli oluncaya kadar
mal mülk edince intikâl
anladım en zor mesleğin adıymış hammal.


babam, sanırım 70′lerin sonunda olsa gerek, bir harbiye konserini anlatmıştı timur selçuk’un. dönemin sol içi çekişmesine de bir örnek aslında, görece burjuva kalan izleyici topluluğunun içerisinde proleter dostlar paso küfür ve kışkırtma ile izlemişler konseri.

timur selçuk’un devrimciliği, kolalı manşetli beyaz gömleğine ve ihtişamlı piyanosuna yenik düşmüş bir yerde.

biraz tikko-vari bir devrimci anlayış olsa da, bir abimizin de dediği gibi dönemin sol fraksiyonlarının en güçlüleri sadece “patates”le besleniyordu.

bağlamalı tok sesli ‘vulger’ bir devrim müziğine alışık oldukları için, timur selçuk oldukça lümpen gelmiş olmalı kendilerine..

timur selçuk – karantinalı despina by ricardo dominic:

bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına
çıktı mı deprem sanırdın ‘kara kız’ kantosuna
titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan
muammer bey’in gözdesi karantina’lı despina

çapkın gülüşü şöyle faytona binişi kordelia’dan
ne kadar başkaydı her kadından her bakımdan
sınırsız bir mutlulukta uyuturdu muammer bey’i
ustalıkla damıttığı o tantanalı aşklarından

işgal altüst etti nasıl da izmir’de her şeyi
öğrendi kullanmasını despina bu yanlış geceyi
körfezde parıldayan yunan zırhlılarına karşı
miralay zafiru’la ispilandit palas’ta sevişmeyi

gemi sinyallerinin gece bahçelere yansıması
havuzda samanyolunun hisarbuselik şarkısı
demlendikçe yanlızlığı aydınlanıyor muammer bey Karantinalı despina

olmayacak şey bir insanın bir insanı anlaması.


timur selçuk – sevmek delilik by ricardo dominic:

deli midir, nedir insanlar?
aşık oluyorlar,
gece gündüz arıyorlar aşkı
sevmek bir acı, sevmek bin acı..
sevmek sevmek delilik sevmek,
sevmek sevmek delilik..
bugün seven yarın gider,
şu gönlümüz yok, yok mu,
er geç yine aşkı özler
uslanmaz, o yine sever
olur mu acaba, acaba, acaba,
sevmeden yaşamak bu dünyada?



timur selçuk – ekonomi bilmecesi by ricardo dominic:


ekonomi tıkırında
kriz var kriz var bunalım var

ekonomi tıkırında
işveren zor durumda
işçiyi bağrına basar
reva mı bu efendim
bunalım bundan doğar

ekonomi tıkırında
kriz var kriz var
bunalım var

ekonomi tıkırında
demek ki ne yapmalı
paradan at bir sıfır
artsın öyle fiyatlar
işçi fazla at gitsin

ekonomi tıkırında
kriz var kriz var
bunalım var

ekonomi tıkırında
işsizlik pahalılık
konjonktür enflasyon
milletçe fedakarlık

kriz bunalım derken
bilançoya bir baktık
bu yıl iki misli kâr
hayret şu işe bak sen
nerden geldi bu kârlar
kime gitti bu kârlar

ekonomi tıkırında
kriz var kriz var
bunalım var

ekonomi tıkırında
kime gitti bu kârlar
aman kimse sormasın
kim kazandı bu işten
şşşt
aman kimse duymasın

ekonomi tıkırında
oyna vatandaş oyna
ekonomi tıkırında
kriz var kriz var
bunalım var.


timur selçuk – hürriyete doğru by ricardo dominic:

gün doğmadan,
deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
içinde bir iş görmenin saadeti,
gideceksin
gideceksin ırıpların çalkantısında.
balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;
sevineceksin.
ağları silkeledikce
deniz gelecek eline pul pul;
ruhları sustuğu vakit martıların,
kayalıklardaki mezarlarında,
birden
bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
bayramlar seyranlar mı dersin,
şenlikler cümbüşler mi?
gelin alayları, teller, duvaklar,
donanmalar mı?
heeey
ne duruyorsun be, at kendini denize:
geride bekliyenin varmış, aldırma;
görmüyor musun, her yanda hürriyet;
yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
git gidebildiğin yere..


timur selçuk – dönek türküsü by ricardo dominic:

sağcıyla sağcı, solcuyla solcu
çevir kazı yanmasın çevir de çevir
çevir kazı yanmasın devir bu devir

devrim istiyorsanız devrim yapalım
rüzgar nerden esiyor ona bakalım
darbe olsun derseniz darbe yapalım
rüzgar nerden esiyor ona bakalım

sağcıyla sağcı, solcuyla solcu
çevir kazı yanmasın çevir de çevir
çevir kazı yanmasın devir bu devir


timur selçuk – memet by ricardo dominic:

karşı yaka memleket,
sesleniyorum varna’dan,
işitiyor musun?
memet! memet!
karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,
işitiyor musun?
memet! memet!

*

her şeyi kara g.’den beklemeyin sekşın:

bakının babalar;

ayrılanlar için, sen nerdesin, beyaz güvercin, bugün yarın daima, kara sevda, köylü kızı, nereye payidar, beni kör kuyulara, oy be nenem, yaşayamam sensiz, pireli şarkı, güneşin sofasında, bir resimde sen, bana bana.

Leave a Comment

Additional comments powered by BackType