iron man 2: bir iftiranın filmi..
mahallede bir sıkıntı olsa hemen ben koşarım
esnafın başı derde mi girdi; celallenir coşarım.
kafam titanyumdan göğüs kafesim demir,
“mahallle 80′lerde çökerdi sen olmasan” diyorlar..
böyle demirden olduğuma bakıp da aldanma
eklemlerim kalas gibi takılır kalır sanma
gerektiğinde hem atiğim hem de oynak amma
bana sanki cevval gibi “tezcanlı” diyorlar..
her bir yerim demirden yapılmış malum, kader,
parça parça tartılsam ağırlığım üç ton eder
kalbim pamuk gibi ama bunu duyan veletler;
“bir kilo pamuk mu ağır, bir kilo demir mi?” diyorlar..

tırstırıcıyım, yes. korkuturum suçlunun en hasını,
ama istemezdim kuş gibi manitaların da benden korkmasını
bakiyse bu demirden beden, dilemem ki bekasını;
“ölünce senden ketıl yapacağız” diyorlar..
bilmem ki ben bu dertli başı nerelere atayım,
bir yar bulup korkutmadan, yanına nasıl yatayım,
ev işinden anlayan, helal süt emmiş bir kız almasına alayım
ama, “senin evlendiğin kız, tetenoz olur” diyorlar..
süper kahramanım belki ama benim de ihtiyacım biraz ilgi
neler yaşadığımı neler çektiğimi anlamıyor, bilmiyorlar..
bu hafta sinemada, şansa gördüm o lanet afişi;
ironman; ‘bir iftiranın filmi’; “bana demir diyorlar?!“
*
yurdumun şiirleri’nde geçen hafta:
r. dominic: cemil dayı.
d. bahçeli: çikolatalar & püskevitler.
Leave a Comment
Additional comments powered by BackType

