Rss Feed

Umut Karacaoğlu

n'apsaydım, banka mı soysaydım?

orospu

Ağustos 10th, 2012 by , under alacakaranlık kuşağı, Şiir. 38 Comments

namaz kılıyordu babası,
her gün beş kere;
o dört yaşındaydı daha..
beş erkeğin altına girip
inliyordu her gece,
otuz dört yaşına vardığında.
(daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , , ,

iyi bayram-kötü bayram numarası.

Kasım 15th, 2010 by , under Boğa Boku. 3 Comments

öyle çok gelenek görenek insanı değilimdir ama hani bir istatistik vardır ya insanlar memnuniyetini iki kişiye anlatırsa; memnuniyetsizliğini sekiz kişiye anlatır diye; o hesap; yapabiliyorken büyümüyor da gözümüzde, yapamayınca büyüyor. (daha&helliip;)

Tags: , , , ,

fight night: “yok yere tartışmak”

Temmuz 12th, 2010 by , under Boğa Boku, Dene-meme. 1 Comment


sevgililer, bizim sevgililerimiz..

ışıltısında yere saplı bıçakların olur olmaz sorun çıkaran organizmalar. yani biz, onlar, siz, hepimiz.. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , , ,

arkadan tatlı alır mısın? önce önümdekini kaldır..

Mayıs 5th, 2010 by , under Boğa Boku, HHF. 14 Comments

*  bu, “cinsel gönderme barındıran mizah” yüzünden az başım ağrımadı yeminle. ama durduramıyorum kendimi. adeta mizahımla halka iniyorum, böyle bir huyum var. kimisi bu şekil için “en kolay mizahtır” falan diyor, hatta insanları güldürmenin “en basit yolu” olduğunu veya “bunun mizah değil terbiyesizlik, arsızlık, itlik” olduğunu savunanlar bile var.

elbette onlar haklıdır da bana hiç öyle gelmiyor. yani evet insanlar buna gülüyor ama herkes yapınca olmuyor. bazıları ayarı kaçırıyor, soğuk duş etkisi yaratıyor ortamda. bu kötü espri sonrası sessizliği gibi de değil.. çat diye kesiliyor muhabbet. çat! (tokat efekti)

*  ben hep kendimi ölçüyü bilen biri zannederdim ama gün geçtikçe yanıldığımı anlıyorum. muhtemelen böyle zannetmemin sebebi de insanların beni kırmamak için, içlerinden “oha ayının lafına bak!” diye düşünürken bile ufak tebessümler, şuh kahkahalarla destekler görünmesi. arkadaş, uyarsanıza! ben de çok eğleniyorsunuz sanıyorum küçüklüğümden beri.. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

açlık veya anlaşılmaya doymak..

Ocak 20th, 2010 by , under Boğa Boku, Dene-meme. No Comments

nasıl desem, nasıl başlasam pek bilemiyorum. insanın anlatmak istediğinin anlaşılması, iletişimin aslında ilk prensibi olmalı düz mantıkla; ama bunun karşılığını hayat içerisinde pek bulamadığımız aşikar. bu “anlaşılma” durumunun ne kadar mutlu edebileceğini sanıyorum ki tahmin ederseniz..

peki bir başkası; sizin anlatmak istediğinizi, kıvrak bir şekilde anlayıp daha da netleştirebiliyorsa ne kadar mutlu olursunuz? he bir de bunu yazdığınız hikaye üzerinden yapabiliyorsa? işte bu kadar.. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , ,