Rss Feed

Umut Karacaoğlu

n'apsaydım, banka mı soysaydım?

sivas şeysi.

Temmuz 2nd, 2012 by , under alacakaranlık kuşağı, Boğa Boku, Ricardo Dominic Şov. 13 Comments

millet olarak bazı şeyleri çok büyütüyoruz. böyle bir abartma huyumuz var. hatırlarsınız, 2 temmuz 1993 yılında sivas’ın gözde otellerinden madımak‘ta bir yangın çıktı. (belki de elektrik kontağından yani, ne biliyorsunuz?)

37 kişi yanarak öldü. bunlardan 2’si mü’min ve ateşle oynamayı seven kardeşlerimizdi. 2’si ise otelde çalışan maaşlı arkadaşlardı.

geri kalan 33 kişi ise; dinsiz, laik, demokrat, yazar, müzisyen, tiyatrocu, şairdi;

yani zararlı ne kadar şey varsa oydular..

bir haber vardı gazetelerde, belki görmüşsünüzdür:

“.. sanık Yılmaz Bağ’ın, Sivas katliamının yaşandığı 2 Temmuz 1993’ten 14 gün sonra evlenmiş. Dünkü duruşma sonunda mahkeme, esas hakkındaki görüşlerini hazırlamak üzere dosyanın iddia makamına verilmesini kararlaştırarak duruşmayı erteledi..

.. sivas katliamı sanıklarından İhsan Çakmak’ın arandığı dönemde 2007 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığı, Amasya’da asker olarak görev yaptığı ve 2000 yılında ise ehliyet aldığı ortaya çıkmıştı..”

haber kaynak.

öncelikle, başbakanımız “çakılı ilah rte” söylemeden ben söyleyeyim;

bu “sivas katliamı” lafına hiç katılmıyorum. ortada bir katliam falan yok, he bir olay var, bir vaka var. bundan sonra o meseleyi sivas olayı ya da ne bileyim kestirmeden “sivas şeysi” diye anarsak isabet buyurmuş oluruz.

katliam falan diyip de mü’minlerin aklını bulandırmayın.

 

BÖYLE HABERCİLİK OLMAZ !

haberde rahatsız edici bir diğer şey de; mesela o sivas şeysinin firari sanıklarından yılmaz bağ’ın olaydan 14 gün sonra evlenmesinin mesele edilmesi.

yahu adam evlenmiş yuva kurmuş, aydın yakma, yazar kızartma işinden vazgeçmiş; sevinip tebrik edeceğinize, “yok efendim korunmuş muymuş, yok efendim kollanmış mıymış..” yok efendim.. efendim?

şimdi yılmaz bağ’ın karısı bu haberleri okuyunca üzülmeyecek mi? hangimiz eşimizden dostumuzdan geçmişimize dair bir şeyler saklamıyoruz ki?

düşünsenize yılmaz akşam evine gidiyor, karısı diyor ki;

“yılmaz seni 33 aydınla bir otelde görmüşler?

ne desin yılmaz? ne yapsın yılmaz? adı yılmaz, kendi yılmaz, firari sanık bebeğim yılmaz..

“ya kim uyduruyor bunları allasen.. benim bi’ allah işim vardı, o nedenle oteldeydim.”

lütfen özel hayata biraz saygı. hepimiz gençliğimizde hatalar yaptık, hepimiz çocukken yazar yaktık, şair yedik..

İHSAN NE YAPSIN ARKADAŞIM ?

bir diğer hakkı yenen sanık da ihsan çakmak..

ne yapmış ihsan çakmak, 2007 yılında belediye’de çalışmış..

ee n’apsın adam dilensin mi?

o zaman da diyorsunuz ki git bir iş bul çalış. çok adisiniz.

ayrıca 2007 yılı belediyesinde çalışılır hacı. biraz 3 numara bıyık biraz da inşallah’a maşallah’a bakar.

belki de sokakta gezen iki encümen ihsan’ı görüp;

“aa bu tam bizim tipimiz değil mi lan?”

“tam belediyelik bir model.. inşallah inşallah..”

diye zorla tutup kolundan götürmüştür. ihsan’ın yapabileceği bir şey yok.

amasya’da askerlik yapmış, ehliyet almış. aman ne büyük olay! ne büyük gazetecilik..

ee benim bacanağım, yılların tombalacısı küçük ekrem de ehliyet aldı, askerlik de yaptı.. hem de ısparta’da..

onu neden yazmıyorsunuz?

onu da yazsanıza, efemine basın.

*

“merdivende üç şair”



BU AYIP AZİZ NESİN’E YETER !

he kaldı ki bu sivas şeysiyle ilgili suçlanacak birisi varsa o da aziz nesin’dir.

arkadaş, orada binlerce inanmış, müslüman kardeşimiz toplanmış,

halka “müslüman kamuoyuna” diye bildiriler dağıtılmış,

polis destek oluyor, asker izliyor, itfaiye erleri seni atıp tutuyor,

belediye başkanı temel karamollaoğlu mü’minlere “gazanız mübarek olsun” diye çığırıyor, otel yakılıyor..

ee öleceksin abi artık..

oradan kurtulmanın alemi yok.

laiklik, aydınlık da bir yere kadar..


*

sonra ne oldu ?

sonra şöyle oldu,

mü’min belediye başkanı,

inanmış adam temel karamollaoğlu,

refah partisinden milletvekili oldu..

+ ehliyet aldı.

sakalı kesti, üç numara bıyığa abandı.

*

*

sivas katliamı belgeseli – can dündar  (daha iyi bir işin yoksa izle, lütfen..)

şüphesiz, ondan alınacak nice dersler vardır..

Tags: , , , , ,

13 Comments

pippi haşmet  on Şubat 24th, 2011

Uzun zamandır bilinen şeylerdi aslında bunlar. kimse de gıkını çıkarmadı. Devlet korudu kolladı hepsini.
Ölmüşmüş.. tövbe diyeyim de neyse ben..

Belgeselde de bahsediyordu yanılmıyorsam http://video.google.com/videoplay?docid=7213947314297011810&hl=tr# ne olur ne olmaz izlemeyen vardır belki, bir işe yaramış olurum.

Devlet hepsini besledi kendi eliyle. Helal olsun devletimize, yaşasın devletimiz.. En büyük devlet bizim devlet.
Gerçi o kadar zamanda kıçı kırık bir et lokantasını bile alıp işe yarar bir yer haline getiremeyen gücü.. affedersin yani..

Tweets that mention Umut Karacaoğlu » Blog Archive » sivas şeysi. -- Topsy.com  on Şubat 25th, 2011

[…] This post was mentioned on Twitter by Arzu Breda and chi, umut karacaoğlu. umut karacaoğlu said: sivas şeysi.. http://www.umutkaracaoglu.com/sivas-seysi.html […]

ceyfi  on Şubat 25th, 2011

seni gibi munafık zor bulunur kefere karacaoğlu. mu’min kardeşlerimizi savunuyor gibi duran yazın aslında kefereleri savunuyor. ne munasebetsiz, ne kıynetsiz bir adammışsın. pehh arkadaş.

Umut Karacaoğlu  on Mart 9th, 2011

o zaman mü’min kardeşlerimizden hepsi adlı grubun bir şarkısıyla özür dilemek istiyorum;

“iyi kötü hoşsun hala,
aslansın koçsun valla..”

sallıyorum  on Temmuz 2nd, 2011

“sonra ne oldu” bölümünde resimdeki kişi temel karamollaoğlu değil. cafer çakmak mıydı neydi öyle bir adam. birazcık bildi sahibi olmak iyi gelir.

zemalabi  on Mart 13th, 2012

iyi niyetli bir ironik yazı çalışması, fakat gidişatı pek içaçıcı değil. kullandığın dil, bir haklı grubu savunurken, diğer gruptan olduğu iddia edilen insanlar üzerinden, diğer grubu rencide etmekte. orda burda “din afyondur” diye dolaşan gençlerden biri olduğun çok belli, ama buradan devletin dini halkları galeyana getirmek için kullanabileceğini aklının ucundan bile geçirmemişsin demek ki okurken. insanlar cayır cayır yandı, ve onları müslüman dini bütünler yaktı dersen ne olur biliyor musun, gerçek suçluları arayıp bulma derdinde yanında tek dini bütün bulamazsın, çünkü onları da cinayetle suçlamış olursun.

bu konuda aziz nesin’in lafıyla gaza gelen müslümanların böyle bir vahşeti yaptığını düşünmek mi, yoksa arkadaki karanlık ellerin böyle bir vahşeti yaparken bu müslüman çoğunluğun inançlarını kullandıklarını düşünmek mi daha akla yatkın, sen düşün.

ayrıca, tüm bu vahşetten uzak değerlendirildiğinde, aziz nesin’in durduk yere islam’a, üstelik çok çok kötü ve kuvvetsiz bir argümanla laf vurması, onun aslında çok da keskin bir zekaya sahip olamadığını gösterir.

Umut Karacaoğlu  on Mart 13th, 2012

zemalabi, öncelikle yazım iyi niyetli falan değil, düpedüz can acısıyla yazılmış, bir aşağılama ve intikam yazısı.

yazıdaki tek iyi niyet; katillere, yardakçıları tarafından gösterilen ayrıcalıklarda mevcut.

benim nasıl bir “genç” olduğum ve aziz nesin’in zeka seviyesiyle ilgili tespitleriniz için de teşekkür ederiz. buna her ikimizin de ihtiyacı vardı.

kaldı ki haklı olabilirsiniz, devlet sizi gaza getirise gidip otel basıp, aydın yakabileceğinize inanıyorsanız, gerçekten haklı olabilirsiniz. zira pek çokları böyle düşündü ve yaptı.

ben yakmam, yakamam. benim beğendiğim kitapları beğenmeyen hatta kötüleyen insanlara verebildiğim en büyük tepki “hass.ktir” olabiliyor.

belki de yeterince inançlı değilim. bilmiyorum.

zemalabi  on Mart 13th, 2012

http://alpergencer.blogspot.com/2011/07/madimakta-bir-fanus.html

benim demek istediklerim bu yazıda yazılı aslında. ama görünen o ki canının acısına bile baskın gelebilen mizah aşkından vazgeçmeyeceksin, bunu başaramadıkça da göremeyeceksin. surette kalacaksın.

aycan yıldırım  on Mayıs 27th, 2012

zemalabi tayyipte zaman aşımı için hayırlı olsun dedi artı daha önceden aleviler için armut ile elmayı karıştırmayın dedi artı cem evleri için dedi cümbüş evi şimdi ben tayyibi yakayım o zaman….

Nihal  on Haziran 15th, 2012

Şunları yazarken vicdanını nereye bıraktıysan ailenin sevdiklerinin yanına da giderken bırak hiç düşünmedin değil mı bahsettiklerin İNSAN… Onlar insan da o kadar candan böyle pervasizca bahseden nereye sığar iste bunu söylemeye utanıyorum ben Alevi değilim ama insanı insan olduğu icin severim keske sende de bu kadarcik bir yürek olabilseydi

Umut Karacaoğlu  on Haziran 15th, 2012

nihal: sayfanın sadece resimlerine baktın değil mi? lütfen öyle olsun.

deliaziz  on Haziran 22nd, 2012

Mizahın diline tahammülsüzlük eski bir orta asya -ya da balkanlardır şimdi çıkaramadım- geleneğidir. Acı dediğin kanatmalı, yoksa çocuklar sinirleniyor. Ortada acı bir olay var lan, ne biçim yazı yazıyorsun derler falan. Şimdi bana da giydirilir, normaldir. Hemen baştan söyleyeyim, orada yananlar benim kardeşlerim. Acı çeşitli biçimlerde dile getirilir ve bunun şeklini belirlemek kimsenin tekelinde değildir.

faruk erman  on Temmuz 2nd, 2013

mesela bir de şöyle bir şey var:
http://www.youtube.com/watch?v=eScPaPpGTkA

Leave a Comment

Additional comments powered by BackType