Archive for 'HHF'
ofis güzelmiş ya aslında?!
Temmuz 19th, 2010 by Umut Karacaoğlu, under HHF. 6 Comments
hani geçmiş yüzyıldan kalma koca buzdolabı falan mutfaktan çıktığında veya taşınırken eşyaları topladıktan sonra; salona şöyle bir bakarsınız da “aslında amma genişmiş lan burası?” hissiyatına kapılırsınız ya..
işte programcımız -artık yazılımcı mı oluyor programcı mı emin değilim- sonat’ın ofisten ayrılışı da bizde bu hissiyatı yarattı.. (daha fazla…)
Tags: anne, balkon, geçen yüzyıldan kalma buzdolabı, gitar, hisli, jazz, mangal, migros poşeti, ofis, programcı, şiir dinletisi, sonat, uzaktan kumandalı araba, woodstock, yazılımcı
“taciz: off yavruya gel..”
Temmuz 14th, 2010 by Umut Karacaoğlu, under Boğa Boku, HHF. 23 Comments
ofisin bulunduğu hanın girişinde; kişiye özel concierge hizmeti de veren bir lobi var. bu lobi; bir masa, bir tek gözlü ocak, infrared ısıtıcı, 3/4 ‘ü kırık bir boynası (boy aynasının küçüğü) ve 1989 basımı bir bursa ansiklopedisinden oluşuyor..
canlı namına da; bir görevli; bir anne kedi ve bir de yavru kedi var. işte bu ‘yavru kedi’ olarak anılan arkadaş, ofisteki kadınların (daha fazla…)
Tags: ansiklopedi, boy aynası, bursa, concierge, deniz baykal, görevli, greenbox, HHF, infrared ısıtıcı, iş yeri, kedi, kedi yavrusu, ofis
bu havada işe gidilmez?
Haziran 8th, 2010 by Umut Karacaoğlu, under Boğa Boku, HHF. 9 Comments
* normalde olsa hemen her işi evden görürüm ama serde tutunamayanlık var ya, topluca işe gidilmeyen gün, mutlaka ofise uğramam gerekiyor.. yemin ediyorum bak, bir hafta bütün iş yerleri kapansa, ofisi üstüme kaparlar, öyle bir şanslı şerefsizim..

* sabah ”müdür” (baybars) aradı, “bu havada gidilmez işe” falan diyor. resmen mücadele ettim “yok abi gidilir, ben gidiyorum, tutamazsınız” diye.. maaşımızı veriyor diye evde oturacak değiliz ya!? (daha fazla…)
Tags: anne, baybara, baybars, fatoş kanka, göl, HHF, iş, jose feliciano, kardeş, metin, müdür, muhasebe, rain, rap, sel, taner sağlam, tansel, tatil, temizlik, tupac shakur, vergi, yağmur
arkadan tatlı alır mısın? önce önümdekini kaldır..
Mayıs 5th, 2010 by Umut Karacaoğlu, under Boğa Boku, HHF. 14 Comments
* bu, “cinsel gönderme barındıran mizah” yüzünden az başım ağrımadı yeminle. ama durduramıyorum kendimi. adeta mizahımla halka iniyorum, böyle bir huyum var. kimisi bu şekil için “en kolay mizahtır” falan diyor, hatta insanları güldürmenin “en basit yolu” olduğunu veya “bunun mizah değil terbiyesizlik, arsızlık, itlik” olduğunu savunanlar bile var.

* elbette onlar haklıdır da bana hiç öyle gelmiyor. yani evet insanlar buna gülüyor ama herkes yapınca olmuyor. bazıları ayarı kaçırıyor, soğuk duş etkisi yaratıyor ortamda. bu kötü espri sonrası sessizliği gibi de değil.. çat diye kesiliyor muhabbet. çat! (tokat efekti)
* ben hep kendimi ölçüyü bilen biri zannederdim ama gün geçtikçe yanıldığımı anlıyorum. muhtemelen böyle zannetmemin sebebi de insanların beni kırmamak için, içlerinden “oha ayının lafına bak!” diye düşünürken bile ufak tebessümler, şuh kahkahalarla destekler görünmesi. arkadaş, uyarsanıza! ben de çok eğleniyorsunuz sanıyorum küçüklüğümden beri.. (daha fazla…)
Tags: ayarsızlık, ayı, Baba, cinsel gönderme, ekmek teknesi, enişte, espri, evlilik, HHF, iş, kalkan, kötü espri, ofis, tatlı, yemek


