Rss Feed

Umut Karacaoğlu

n'apsaydım, banka mı soysaydım?

Archive for Ocak, 2010

şaşırmış gibiydim..

Ocak 29th, 2010 by , under Boğa Boku. 9 Comments

uzun süredir böyle uyanıyorum, üzerimde bir kırgınlık hissi oluyor.. kalkıyorum, lavaboya gidip ellerimi akan suya uzattığımda anlıyorum kırgınlık hissinin sebebini, sol kolum kırık.

alçıyla uyumak zor ama sağ olsun eski sevgilim sayesinde tecrübeliyim, mermer blokla bile uyusam, sabah kalkıp kahvaltı hazırlamasını bekleyebilirim. o kadar alışığım bu duruma. ama bu sabah biraz daha halsiz uyandım.. allahtan meyveyi pek sevmem.. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , , , , ,

1 kg. orhan mı ağır, 1 kg. pamuk mu?

Ocak 28th, 2010 by , under Boğa Boku, Ricardo Dominic Şov. 8 Comments

türkiye din devletine dönüşüyor” bahanesinin kullanıldığını dile getiren pamuk, “maalesef, türk bürokrasisi ve ordudaki bazı kesimler, sahip oldukları ayrıcalıklarını kaybetmek istemiyor. bu kesimler, ab ile müzakerelerden memnun değil. laiklerin birçoğu iyi insan ama demokrasiye, halkın oylarına ve insan haklarına çok saygıları yok” ifadelerini kullandı.

kaymak.

demişti orhan pamuk geçenlerde.. şaşırıyorum; herhalde direkt tsk diyemediği için laikler diyor. yani umarım öyledir. yoksa bu bildiğimiz, “bomba attıran demokrasi”, “çelik duvar ördüren özgürlük” gibi kavram oyunlarının yeni bir perdesiyse; sanatçı ve aydın ünvanı taşıyan bir insana yakışmıyor. “laiklerin çoğu iyi insanlar” ne ya, “hitler iyiydi ama çevresi kötüydü” der gibi.. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

ötekiler ve diğerleri.

Ocak 21st, 2010 by , under alacakaranlık kuşağı, Şiir. 4 Comments

 

bazıları acılarını saklayamaz,
gün gibi ortadadır, aşikardır çektikleri; muamma değildir.
bilirler, karanlıklarını kimseler aklayamaz,
göz altı torbaları uykusuzluklarından değildir. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , , , ,

tuğba özay: “başkan bana çök!”

Ocak 20th, 2010 by , under Boğa Boku, Ricardo Dominic Şov. 4 Comments

sındırgı atatürk stadyumu’nda gerçekleştirilen etkinliğe katılan özay coştu.. italyan eşi mario ludoviç fattizzo’yu kızdıracak sözler söyledi. kendisine çiçek takdim etmek isteyen ve bekar olan sındırgı belediye başkanı özgür ertuğrul’a ‘yatır beni’ diyen özay, ağzından lafı kaçırınca bir süre duraksadı. özay’ın bu sözleri, alanı dolduran izleyiciler arasında gülüşmelere sebep oldu. özay, daha sonra belediye başkanı ertuğrul’a “taşı beni, tırmala beni” dedi.

özay’ın sözleri karşısında şok olan başkan ertuğrul’da özay’a “vallahi italya’ya kaçmasaydın olurdu. geçti artık. seni italya’ya kaptırdık” dedi. bunun üzerine devreye giren ve kalbinin hızlı bir şekilde attığını belirten özay, “başkanım çok özür diliyorum. allah’tan eşim türkçe anlamıyor. anlamış olsa mahvolurdum” dedi. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , , , ,

açlık veya anlaşılmaya doymak..

Ocak 20th, 2010 by , under Boğa Boku, Dene-meme. No Comments

nasıl desem, nasıl başlasam pek bilemiyorum. insanın anlatmak istediğinin anlaşılması, iletişimin aslında ilk prensibi olmalı düz mantıkla; ama bunun karşılığını hayat içerisinde pek bulamadığımız aşikar. bu “anlaşılma” durumunun ne kadar mutlu edebileceğini sanıyorum ki tahmin ederseniz..

peki bir başkası; sizin anlatmak istediğinizi, kıvrak bir şekilde anlayıp daha da netleştirebiliyorsa ne kadar mutlu olursunuz? he bir de bunu yazdığınız hikaye üzerinden yapabiliyorsa? işte bu kadar.. (daha&helliip;)

Tags: , , , , , , , ,